|
|
Hisse Senedi
ER MEKTUBU
Er Mektubu...
O elinde tuttuğun zarf bir ihanet anında örülmüştür Ve zarfın içindeki kağıt er mektubudur görülmüştür Doğum günüm bu gün 3 Aralık Ve şafak karanlık Bu mektubu sana yazıyorum anne Dün sevdiğimle ayrıldık Son mektubuymuş bana yazdığı Bir daha yazmayacakmış Demek sevda ayrılığa bir ay dayanırmış Ve asker ocağında terkedilmek de varmış
Bu mektubu sana yazıyorum anne Bu gün doğum günüm 3 Aralık Ve şafak karanlık
3-5 nöbetindeydim dün gece Bir şarjörün boşluğunda içtim son sigaramı Ve yorgan gibi üstümü örttü kar siperde Sabaha karşı biraz içim geçmiş Hayalin gözümün önüne geldi anne Kızkardeşimi de verdiğinden beri sevdiğine Bir ben bir de sen kaldın geriye
Üzülme anne üşümüyorum Bekliyorum elim tetikte Bekliyorum memleketi ve seni Ve artık beklemiyorum beni beklemeyen sevdiğimi Beklemiyorum yüreğimi ve aşkımı Soğuk bir siperde yalnız bırakan sevgiyi Ve bekliyorum anne elim tetikte Eğer girerse menzile vurup öldüreceğim Hem aşkı hem sevgiyi
Geçen gece karakolu bastılar Kurşunlar yağmur gibi yağdı üzerimize Garip gelecek belki sana ama Ortalık bayram yeri gibi oldu anne Biliyormusun o an hiç korkmuyorsun Herkes kendini bir sipere atıyor Ve gecenin karanlığında kurşun yerine Işıl ışıl yıldızlar yağıyor sanki üzerimize Ve ölüm bile aklımıza gelmiyor anne
yıldızlar yağıyor üzerimize
ve kurşundan yağmurlar
ama sadece şehitler ıslanıyor anne
|
Canlar canlar gidiyor
canlar Ve kimbilir ne zaman bahar...
|
|
|
|
Uğur Arslan |

:(
GERÇEK BİR OLAY...
Bir kız ve bir delikanlı bir motosikletin üzerinde 180km hızla gidiyorlar ve aralarında şöyle bir konuşma geçiyor:
Kız: Lütfen yavaşla, ben korkuyorum!
Erkek: Hayır bak ne kadar eğlenceli!...
Kız: Lütfen, lütfen çok korkuyorum!!!
Erkek: Peki, beni sevdiğini söyle
Kız: SENİ ÇOK SEVİYORUM, lütfen yavaşla!
Erkek: Şimdi de bana sıkıca sarıl
Kız, delikanlıya sıkıca sarılır. 
Erkek: Şapkamı alıp kendine takarmısın, başımı çok sıktı
Ertesi gün gazetelerde şöyle bir haber çıktı:
"Motosiklet kazası.. Motosiklet fren arızası nedeniyle bir binaya çarptı. Üzerindeki iki kişiden biri kurtuldu.."
Gerçek ise şöyleydi..
Yolun yarısında delikanlı frenlerin bozulduğunu anlamış ama bunu kıza belli etmek istememişti. Bunun yerine kızdan kendisi sevdiğini söylemesini ve son defa sarılmasını istemişti. Sonra da kendi ölümü pahasına, kızın başlığı takmasını ve hayatta kalmasını sağlamıştı. İşte gerçek aşkın anlamı buydu!...
|